TEKZİP METİNLERİ
 
21 Haziran 2008 Tarihli Vatan Gazetesinde Birinci Sayfada Yer Alan Asılsız İddialara İlişkin Açıklama

Her yıl TBMM'nde, naklen yayınlanan müzakereler sonucunda ayrı ayrı görüşülerek kabul edilen ve bütün rakamları ve kodlarıyla birlikte ayrıntılı olarak yayımlanan bütçe ve kesin hesap kanunundan haberdar olunmaması bir yana, basın meslek ahlak ilkeleri gereği doğruluğunun soruşturulması imkan dahilinde olan bir iddianın muhatap nezdinde soruşturulmadan gazete manşetine taşınması ilkeli ve sorumlu yayıncılıkla hiç bir surette bağdaşmamaktadır. Bu yayıncılık anlayışının gazetecillik görev ve sorumluluğuyla da, doğru ve dürüst habercilikle de izahı kabil değildir. Gerekli bilgiler açık kaynaklarda yer alıyor olmasına rağmen, yine de kamuoyumuzun yalan ve yanlış iddialarla meşgul edilmemesi bakımından, sözkonusu habere konu edilen daha önceki yıllara ait verileri tekrarlamayarak, en son 2007 yılı ile ilgili aşağıdaki hususların paylaşılmasında yarar görülmektedir.

  • Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü 2007 yılı bütçesi 290.785.381 YTL olup bunun %90'ı olan 262.286.521 YTL'si örtülü ödenektir.
  • Örtülü ödenek bütçe tekniği gereğince “görev gideri” olarak Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü bütçesinde gösterilmektedir.
  • Örtülü ödenek 5018 sayılı Kanununun 24 üncü maddesinde tanımlanmıştır:

    Madde 24- Örtülü ödenek; kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, Devletin millî güvenliği ve yüksek menfaatleri ile Devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili Hükümet icapları için kullanılmak üzere Başbakanlık bütçesine konulan ödenektir…

  • Yukarıdaki maddeden de anlaşılacağı üzere örtülü ödenek ile ilgili sorular ve cevaplar kanun hükmüyle mütenasip ciddiyet ve sorumluluk gerektirir. Hiçbir gerekçe ile bu ilkelerden ödün verilemez.
  • Görev giderleri haricindeki kalan 28.5 milyon YTL'nin 14.5 milyon YTL'si valiliklere afet, yangın, sel gibi acil durumlar için aktarılmıştır.
  • Geri kalan 14 milyon YTL'lik harcama ise Başbakanlık personelinin maaş, sosyal güvenlik, yolluk, tedavi ve cenaze giderleri, temsil ve tanıtma giderleri ile kırtasiye ve makine teçhizat alımı için kullanılmıştır.
  • Sayın Başbakanımız'ın temel bir hükümet politikası olarak büyük önem verdiği açıklık ve şeffaflık ilkeleri gereğince, bu başlıktaki genel toplamı da içeren 2007 yılı Başbakanlık Faaliyet Raporu, hem resmi internet sitemizde yayımlanmış, hem de TBMM ve ilgili denetim organları ile tek tek milletvekillerine matbu halde sunulmuştur.

 

AÇIKLAMA (11 AĞUSTOS 2008)

Bugünkü Sabah gazetesinin manşetinde Sayın Başbakanımızın Rusya Federasyonu Başbakanı Sayın Putin ile görüşmek istediği, ancak karşı taraftan olumlu cevap alınamadığı şeklinde bir haber yer almıştır.

Bu haber tümüyle asılsız ve gerçek dışıdır.

Böyle bir görüşme talebi muhatap tarafa iletilmediği gibi, talebin karşılıksız bırakılması da söz konusu değildir.

Kamuoyumuza saygıyla duyurulur.

 

BASIN AÇIKLAMASI (05 AĞUSTOS 2008)

Bugünkü Milliyet gazetesinde “Hayali konuşmalar” başlığı ile hezeyan olduğu peşinen kabul edildiği halde, Sayın Başbakanımız ile Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Sayın Yaşar Büyükanıt'ı hedef alan bir karalama senaryosunun gündeme getirilmiş olması gazetecilik ciddiyet ve sorumluluğu ile bağdaştırılamamaktadır.

Kara propaganda ve desenformasyon faaliyetinin ürünü olan bu hezeyanların hangi maksatla gazete sayfalarına taşındığı hususunu kamuoyumuzun takdirine bırakıyoruz.

 

AÇIKLAMA (02 TEMMUZ 2008)

Bazı medya organlarında, dün (1 Temmuz 2008) savcılık soruşturması kapsamında mahkeme kararıyla bazı kişilerin gözaltına alınmasının, 24 Haziran 2008 tarihinde Sayın Başbakanımızın Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ ile yaptığı görüşmeyle ilişkilendirilmek istendiği görülmektedir.

Söz konusu görüşmede böyle bir konu hiçbir şekilde gündeme gelmediği gibi, savcılık soruşturması ve mahkeme kararlarına konu olan gelişmelerin doğası gereği bu zaten mümkün de değildir.

Spekülasyondan öteye gitmeyen bu hayali senaryoların maksatlı olarak üretildiği değerlendirilmektedir.

Kamuoyumuzun bilgisine sunulur.

 

BASIN AÇIKLAMASI (27 Haziran 2008)

Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü bütçesi ile ilgili yalan ve yanlış iddiaların ısrarla gündemde tutulmak istenmesi üzerine daha önce yaptığımız açıklamanın tekrarlanmasında yarar görülmüştür.

Örtülü ödenek, bütçe tekniği gereğince “görev gideri” olarak Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü bütçesinde gösterilmektedir.

Yakışıksız ve ciddiyetsiz iftiralara konu yapıldığı gibi Özel Kalem Müdürlüğü bütçesinde gösterilmesi, örtülü ödenek üzerinde Özel Kalem Müdürü'nün takdir ve tasarruf yetkisinin bulunduğu anlamına gelmemektedir. Bu basit gerçeğin iddia sahiplerince bilinmemesi mümkün olmadığından söz konusu iddialarda bilgisizliği aşan maksatlı bir karalama çabasının var olduğu anlaşılmaktadır.

Her yıl TBMM'de, naklen yayınlanan müzakereler sonucunda ayrı ayrı görüşülerek kabul edilen; bütün rakamları ve kodlarıyla birlikte ayrıntılı olarak yayımlanan bütçe ve kesin hesap kanunundan haberdar olunmaması bir yana, basın meslek ahlak ilkeleri gereği doğruluğunun soruşturulması imkan dahilinde olan bir iddianın muhatap nezdinde soruşturulmadan gazete köşe ve manşetlerine taşınması da ilkeli ve sorumlu yayıncılıkla hiçbir surette bağdaşmamaktadır.

Tek tek ayrıntılarına girmeye gerek görmediğimiz konuyla ilgili bir köşe yazısında, Başmüşavir kadrosundaki bir ismin, hiçbir zaman yapmadığı halde Özel Kalem Müdürü olarak anıldığı, memuriyete mani hiçbir hali bulunmadığı halde varmış gibi gösterildiği, hakkında hiçbir mahkumiyet kararı bulunmadığı halde hapis cezasına çarptırılmış bir suçlu ilan edildiği, şahsi yetkisinde olamayacağı bilindiği halde örtülü ödenekte tasarruf sahibi gibi sunulduğu görülmektedir.

Yine bazı yayınlarda, Özel Kalem Müdürlüğü görevinden kendi kararıyla ayrılan bir başka ismin, hayret uyandıran bir yaklaşımla örtülü ödenekle ilişkilendirilmesi, seviyesiz bir çarpıtma olarak değerlendirilmektedir.

Bu tür yalan ve iftiralar üzerinden Sayın Başbakanımızın iddia payesi dahi verilemeyecek ithamların hedefi haline getirilmesi kabul edilemez.

Gerekli bilgiler açık kaynaklarda yer alıyor olmasına rağmen, yine de yalan ve yanlış iddialarla meşgul edilmemesi bakımından, en son 2007 yılı ile ilgili aşağıdaki hususları tekrar kamuoyumuzun dikkatine sunuyoruz.

• Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü 2007 yılı bütçesi 290.785.381 YTL olup bunun %90'ı olan 262.286.521 YTL'si örtülü ödenektir.

• Örtülü ödenek 5018 sayılı Kanununun 24 üncü maddesinde tanımlanmıştır:

Madde 24- Örtülü ödenek; kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, Devletin millî güvenliği ve yüksek menfaatleri ile Devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili Hükümet icapları için kullanılmak üzere Başbakanlık bütçesine konulan ödenektir…

• Yukarıdaki maddeden de anlaşılacağı üzere örtülü ödenek ile ilgili sorular ve cevaplar kanun hükmüyle mütenasip ciddiyet ve sorumluluğa sahip olmak durumundadır.

• Görev giderleri haricinde kalan 28.5 milyon YTL'nin 14.5 milyon YTL'si valiliklere afet, yangın, sel gibi acil durumlar için aktarılmıştır.

• Geri kalan 14 milyon YTL'lik harcama ise Başbakanlık personelinin maaş, sosyal güvenlik, yolluk, tedavi ve cenaze giderleri, temsil ve tanıtma giderleri ile kırtasiye ve makine teçhizat alımı için kullanılmıştır.

• Sayın Başbakanımız'ın temel bir hükümet politikası olarak büyük önem verdiği açıklık ve şeffaflık ilkeleri gereğince, bu başlıktaki genel toplamı da içeren 2007 yılı Başbakanlık Faaliyet Raporu, hem resmi internet sitemizde yayımlanmış, hem de TBMM ve ilgili denetim organları ile tek tek milletvekillerine matbu halde sunulmuştur.

 

AÇIKLAMA   (14 MAYIS 2008)

Bugünkü bazı gazetelerde Sayın Başbakanımızın 11 Mayıs 2008 tarihli Antalya programı sırasında gerçekleşen bir olayın tek taraflı beyan ve iddialarla haber konusu yapıldığı görülmektedir.

Söz konusu yayınlar üzerine yapılan ilk incelemede, adı geçen şahsın topluluk içinde yüksek sesle Sayın Başbakanımıza yönelik ağır hakaret ve tahrik içeren ifadeler kullandığı, bunun üzerine kendisine karşı arzu edilmeyen tepkilerin oluşmasını engellemek maksadıyla Başbakanlık koruma görevlilerinin şahsı topluluktan uzaklaştırmak için müdahale ettiği anlaşılmıştır.

Aynı haberlerde konunun savcılığa intikal ettirildiği anlaşılmakta olup, Başbakanlık koruma görevlilerine yönelik tek taraflı ve haksız ithamlar yerine soruşturma neticesinde olayın açıklığa kavuşturulmasını beklemek gerekmektedir.

Kamuoyumuzun bilgisine sunulur.

 

BAŞBAKANLIK AÇIKLAMASINA SANSÜR

Sayın Başbakanımız'ın 3 Mayıs Cumartesi günü katıldığı bir davetle ilgili olarak medyamızda yer alan bazı haber ve yorumların “gerçek dışı” olduğunu belirten iki açıklama yayınlanmıştı. Bu açıklamaların muhatapları tarafından sansüre uğratılarak eksik yansıtıldığı dikkat çekmektedir.

Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök'ün bugünkü yazısında yer verdiği 6 Mayıs tarihli açıklamamızın ilk yarısını yok saydığı görülmektedir. Bu bölümde “söz konusu haberlerde kullanılan dil ve seçilen ifadelerin, birebir sayın Başbakanımıza ait olmadığı, bu itibarla gerçeği yansıtmadığı gibi, hiçbir kaynağa da dayandırılamadığı” açıkça belirtilmektedir.

Ayrıca bu şekildeki haberlerin “basın meslek ahlak ilkeleri ile de bağdaştırılamadığı” ifade edilmektedir.

Yine, Posta gazetesinde Mehmet Ali Birand'ın köşesinde dün yer alan 5 Mayıs tarihli açıklamamız “ahlak” kelimesi çıkarılarak yansıtılmıştır.

Her iki açıklamamızın internet sitemizde de yer alan tam metinleriyle mukayese imkanı vermek için söz konusu yayınların ilgili bölümlerini aşağıda kamuoyumuzun bilgi ve dikkatine sunuyoruz.

Ertuğrul Özkök (Hürriyet gazetesi, 7 Mayıs)

“Bugün Posta Gazetesi'nde Mehmet Ali Birand ve Hürriyet Gazetesi'nde Ertuğrul Özkök imzalı köşe yazılarında Sayın Başbakanımıza atfen yer verilen ifadeler de aynı çerçevede değerlendirilmektedir.

Yoruma konu yapılan meselelerin sohbet sırasında konuşulmuş olması, Sayın Başbakanımıza atfedilen ifadelerin doğru olduğu anlamına gelmemektedir.

Her şeyden önce Sayın Başbakanımız adına dil belirlemek ve ifade seçmek gazete yazarlarının ne görevi ne de hakkı değildir.

Not alınmayan ve kayıt tutulmayan özel bir sohbetin, izlenim sınırlarının dışına çıkan haberlere konu yapılması kabul edilemez. Aksi, gazeteciler tarafından Sayın Başbakanımıza atfen seçilen dil ve ifadelerin kabulü anlamına geleceği için bu açıklamanın yapılması zorunlu görülmüştür.”

Mehmet Ali Birand (Posta gazetesi, 6 Mayıs)

“Ne davetin şekli, ne davetli listesi, ne de sohbetin içeriği ile ilgili haberler birebir gerçeği yansıtmadığı gibi, hiçbir kaynağa dayandırılmadığından basın meslek ilkeleri ile de asla bağdaştırılmamıştır... Başbakanımıza atfedilen gerçek dışı ifadelerin iyi niyetten uzak olduğu değerlendirilmektedir... Haberlerde davetlilerle paylaşıldığı iddia edilen “sözde yol haritası” haberi yapanların varsayımıdır...”

5 MAYIS TARİHLİ BAŞBAKANLIK AÇIKLAMASI

"Dün akşam Kanal D ana haber bülteninde, bugün de Vatan gazetesinin birinci sayfasında, Sayın Başbakanımızın özel bir davette, özel bir sohbette söylediği iddia edilen bazı sözler yer almıştır.

Ne davetin şekli, ne davetli listesi, ne de sohbetin içeriğiyle ilgili haberler birebir gerçeği yansıtmadığı gibi hiçbir kaynağa dayandırılmadığından basın meslek ahlak ilkeleriyle de asla bağdaştırılmamıştır.

Özellikle yargı sürecindeki bir dava ve muhtemel sonuçları hakkında Sayın Başbakanımıza atfedilen kimi gerçek dışı ifadelerin iyi niyetten uzak olduğu değerlendirilmektedir.

Haberlerde davetlilerle paylaşıldığı iddia edilen “sözde yol haritası”, haberi yapanların varsayımıdır.

Kamuoyumuzun bilgisine sunulur."

 

6 MAYIS TARİHLİ BAŞBAKANLIK AÇIKLAMASI

"Sayın Başbakanımız'ın 3 Mayıs Cumartesi akşamı gerçekleşen özel bir davette, aralarında bazı medya yönetici ve yazarlarının da bulunduğu konuklarla yaptığı sohbetin içeriği, gerçekdışı bazı ifadelerle haber ve yorumlara konu edilmektedir.

5 Mayıs tarihli Başbakanlık açıklamasında, sözkonusu haberlerde kullanılan dil ve seçilen ifadelerin birebir Sn. Başbakanmız'a ait olmadığı, bu itibarla gerçeği yansıtmadığı gibi hiç bir kaynağa da dayandırılamadığı belirtilmişti.

'Özel sohbet' koşullarında yapılan konuşmaların, karşılıklı latifeler dahi ayırd edilmeksizin, hem de tanık olmayanlar tarafından bu şekilde haberleştirilmesinin basın meslek 'ahlak' ilkeleriyle de asla bağdaştırılamadığı açıklamamızda vurgulanmıştı.

Bugün Posta Gazetesi'nde Mehmet Ali Birand ve Hürriyet Gazetesi'nde Ertuğrul Özkök imzalı köşe yazılarında Sn. Başbakanımız'a atfen yer verilen ifadeler de aynı çerçevede değerlendirilmektedir.

Yoruma konu yapılan meselelerin sohbet sırasında konuşulmuş olması, Sn. Başbakanımız'a aftedilen ifadelerin doğru olduğu anlamına gelmemektedir.

Herşeyden önce Sn. Başbakanımız adına dil belirlemek ve ifade seçmek gazete yazarlarının ne görevi, ne de hakkı olmalıdır.

Not alınmayan ve kayıt tutulmayan özel bir sohbetin, izlenim sınırlarının dışına çıkan haberlere konu yapılması kabul edilemez.

Aksi, gazeteciler tarafından Sn. Başbakanımız'a atfen seçilen dil ve ifadelerin kabulü anlamına geleceği için bu açıklamanın yapılması zorunlu görülmüştür."

 

AÇIKLAMA (06 MAYIS 2008)

"Sayın Başbakanımız'ın 3 Mayıs Cumartesi akşamı gerçekleşen özel bir davette, aralarında bazı medya yönetici ve yazarlarının da bulunduğu konuklarla yaptığı sohbetin içeriği, gerçekdışı bazı ifadelerle haber ve yorumlara konu edilmektedir. 5 Mayıs tarihli Başbakanlık açıklamasında, sözkonusu haberlerde kullanılan dil ve seçilen ifadelerin birebir Sn. Başbakanmız'a ait olmadığı, bu itibarla gerçeği yansıtmadığı gibi hiç bir kaynağa da dayandırılamadığı belirtilmişti. 'Özel sohbet' koşullarında yapılan konuşmaların, karşılıklı latifeler dahi ayırd edilmeksizin, hem de tanık olmayanlar tarafından bu şekilde haberleştirilmesinin basın meslek 'ahlak' ilkeleriyle de asla bağdaştırılamadığı açıklamamızda vurgulanmıştı. Bugün Posta Gazetesi'nde Mehmet Ali Birand ve Hürriyet Gazetesi'nde Ertuğrul Özkök imzalı köşe yazılarında Sn. Başbakanımız'a atfen yer verilen ifadeler de aynı çerçevede değerlendirilmektedir. Yoruma konu yapılan meselelerin sohbet sırasında konuşulmuş olması, Sn. Başbakanımız'a aftedilen ifadelerin doğru olduğu anlamına gelmemektedir. Herşeyden önce Sn. Başbakanımız adına dil belirlemek ve ifade seçmek gazete yazarlarının ne görevi, ne de hakkı olmalıdır. Not alınmayan ve kayıt tutulmayan özel bir sohbetin, izlenim sınırlarının dışına çıkan haberlere konu yapılması kabul edilemez.Aksi, gazeteciler tarafından Sn. Başbakanımız'a atfen seçilen dil ve ifadelerin kabulü anlamına geleceği için bu açıklamanın yapılması zorunlu görülmüştür."

 

AÇIKLAMA (05 MAYIS 2008)


"Dün akşam Kanal D ana haber bülteninde, bugün de Vatan gazetesinin birinci sayfasında, Sayın Başbakanımızın özel bir davette, özel bir sohbette söylediği iddia edilen bazı sözler yer almıştır.

Ne davetin şekli, ne davetli listesi, ne de sohbetin içeriğiyle ilgili haberler birebir gerçeği yansıtmadığı gibi hiçbir kaynağa dayandırılmadığından basın meslek ahlak ilkeleriyle de asla bağdaştırılmamıştır. Özellikle yargı sürecindeki bir dava ve muhtemel sonuçları hakkında Sayın Başbakanımıza atfedilen kimi gerçek dışı ifadelerin iyi niyetten uzak olduğu değerlendirilmektedir. Haberlerde davetlilerle paylaşıldığı iddia edilen “sözde yol haritası”, haberi yapanların varsayımıdır.Kamuoyumuzun bilgisine sunulur."