![]() |
|||
|
|||
BAŞSAĞLIĞI MESAJI (11 HAZİRAN 2008) Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, dünyaca ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov'un vefatı nedeniyle bir başsağlığı mesajı yayınlamıştır. Başbakan Erdoğan'ın mesajı şöyledir: Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, dünyaca ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov'un vefatı nedeniyle bir başsağlığı mesajı yayınlamıştır. Başbakan Erdoğan'ın mesajı şöyledir: "Türk yazı dünyası ve dünya edebiyatına unutulmaz eserler kazandıran değerli yazar Cengiz Aytmatov'un vefatını derin bir teessürle öğrendim. Eserleriyle dünyanın pek çok ülkesinde gönüllerde taht kuran ve dilimizin en büyük edebiyatçılarından olan Cengiz Aytmatov aynı zamanda Türkçe konuşan topluluklar arasında da önemli bir kültür köprüsü olma misyonu üstlenmişti. Değerli yazarımız Cengiz Aytmatov'a Allah'tan rahmet, başta kardeş Kırgızistan halkı olmak üzere tüm okur camiasına başsağlığı diliyorum."
TÜRK KIZILAY DERNEĞİ'NİN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ MESAJI (11 HAZİRAN 2008) Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Kızılay Derneği'nin 140. kuruluş yıldönümü sebebiyle Genel Başkan Tekin Küçükali'ye bir kutlama mesajı göndermiştir. Başbakan Erdoğan'ın mesajı şöyledir: “Türk Kızılay Derneği, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında büyük bir dayanışma ruhuyla ırk, din ve coğrafya farkı gözetmeksizin bütün insanlara yardım elini uzatmakta, en zor anlarında yanlarında yer alarak 140 yıldır görevini başarıyla sürdürmektedir. Aziz milletimizin yardımseverlik duygularının sembolü ve büyük barış medeniyeti birikimimizin anlamlı bir tezahürü olan Kızılay'ımız, küresel barış ve dayanışmanın gelişmesine de önemli katkılarda bulunmaktadır. İnsani değerlerin önde gelen taşıyıcılarından biri olarak sosyal yaraların sarılmasında da önemli rol oynayan Türk Kızılay'ı, her türlü afet ve felakette farklı uluslararası kuruluşlarla iş birliği yaparak ülkemizi başarıyla temsil etmektedir. İnsanlık adına üstlendiği bu ulvi görevi özveriyle yerine getiren Türk Kızılay Derneği'nin Kuruluşunun 140. Yıldönümü'nü kutluyor, size ve değerli mensuplarınıza başarılar diliyor, sizleri sevgiyle selamlıyorum.”
DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ MESAJI (5 HAZİRAN 2008) Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan Dünya Çevre Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlamıştır. Başbakan Erdoğan'ın mesajı şöyledir: “Sağlıklı bir çevre ve yeryüzündeki doğal dengenin sürdürülebilirliği, dünyanın ve insanlığın gelecekte de varolabilmesinin en önemli şartlarındandır. Ne yazık ki, bugün çevre kirliliği, telafisi neredeyse imkânsız tahribatlarla doğal dengeyi bozan ve insanlığın geleceğini tehdit eden boyutlara ulaşmıştır. Bunun başlıca nedenleri, son yüzyılda yaşanan teknolojik gelişme, hızlı sanayileşme ve çarpık yapılaşmadır. Onun için hükümet olarak, doğal dokuyu korumak, çevreyle dost olan estetik ve modern bir ortamda kent hayatını gerçekleştirmek daima önceliklerimiz arasında yer almıştır. Biyolojik çeşitliliğin korunduğu, doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma yaklaşımıyla yönetildiği, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını gözeten bir Türkiye hedefliyoruz. Küresel boyutta yaşanan çevre sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak, tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak zorundayız. İnsanlığın bu ortak meselesi için, eğitim kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, yazılı ve görsel basınımız ve tüm bireyler hep birlikte çaba sarf etmeli ve uluslararası işbirliğini güçlendirmeliyiz. Bu alanda gönüllü kuruluşlarımızın da katkılarıyla yaptığımız çalışmalar sonucunda halkımızın, özellikle de gençlerimizin çevre konusundaki bilinç ve hassasiyetlerinin arttığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Daha güzel, daha sağlıklı ve daha temiz bir gelecek temennisiyle Dünya Çevre Günü'nü kutluyor, bütün vatandaşlarımı sevgiyle selamlıyorum.”
HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI'NIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ MESAJI (01 HAZİRAN 2008) Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın kuruluş yıldönümü sebebiyle Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu'na bir kutlama mesajı göndermiştir. Başbakan Erdoğan'ın mesajı şöyledir: "Hava Kuvvetlerimiz, eğitim, personel, donanım ve tecrübe üstünlüğüyle, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkan ve kabiliyetlerine hayati katkılar sağlamaktadır. Bölücü terör örgütüne yönelik sınır ötesi hava harekatlarının planlama ve icrasında ortaya koyduğu başarı, Hava Kuvvetlerimizin modern ve dinamik yapısıyla bugün her zamankinden daha caydırıcı ve daha güçlü olduğunu dosta da düşmana da göstermiştir. Gece gündüz ayırt etmeden, her türlü mevsim ve doğa şartlarında icra edilen harekatlardaki başarılarıyla milletimizin gurur kaynağı olan Hava Kuvvetlerimizi şahsınızda bir kez daha kutluyorum. Kahraman pilotlarımıza takdirlerimi bildiriyor; aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'istikbal göklerdedir' sözünü ilke edinen Türk Hava Kuvvetleri'mizin kuruluş yıldönümünü bu düşüncelerle kutluyor, size ve şahsınızda tüm mensuplarınıza üstün başarılarınızın devamını diliyor, selam ve sevgilerimi sunuyorum.”
SAYIŞTAY'IN KURULUŞUNUN YILDÖNÜMÜ MESAJI (29 MAYIS 2008) Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay'ın kuruluşunun 146. yıldönümü münasebetiyle Sayıştay Başkanı Sayın Mehmet Damar'a bir kutlama mesajı göndermiştir. Başbakan Erdoğan'ın gönderdiği mesaj şöyledir: “Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyetimizin temel bir kurumu olarak Sayıştay, kamu harcamalarının hukuka uygunluğunu inceleme fonksiyonunun yanı sıra kamu yönetimlerinin verimli, tutumlu faaliyet göstermelerini denetleme görevini, başarıyla sürdürmektedir. Kamu yönetiminin doğru, etkin ve verimli işleyişinde mali denetim ve yargı organı olarak değerli katkıları bulunan Sayıştay, aynı zamanda hukuk devleti anlayışının da temel taşlarından biridir. Bu düşüncelerle, Sayıştay'ın 146. kuruluş yıldönümünü kutluyor, değerli üyelerine ve tüm çalışanlarına başarılarının devamını diliyorum."
İSTANBUL'UN FETHİ'NİN YILDÖNÜMÜ MESAJI (29 MAYIS 2008) Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'un Fethi'nin 555. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınlamıştır. Başbakan Erdoğan'ın yayınladığı mesaj şöyledir: “Dünyanın en eski ve eşsiz güzelliğiyle en gözde şehirlerinden İstanbul'un fethiyle tarihin akışı değişmiş, bir çağ kapanmış yeni bir çağ başlamıştır. Tarihi boyunca imparatorlukların başkenti olan, Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan İstanbul, insanlığın ortak medeniyet mirasında çok özel bir yere sahiptir. Fatih Sultan Mehmet, hoşgörü ve adalete dayanan bir anlayışla İstanbul'u, farklı inanç ve kültürlerin barış içinde bir arada yaşadığı bir bilim ve kültür merkezi haline getirmiştir. Bugün de bu özelliğiyle insanlığın en çok özlemini duyduğu “Medeniyetler İttifakı”nın sembol şehri olan İstanbul, yüzyılların birikimini yaşatarak geleceğe taşımaya ve insanlığa ışık tutmaya devam etmektedir. İşte bu nedenle İstanbul'un 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş olması, bana göre son derece anlamlıdır. İstanbul, farklılıkların bir arada barış içinde yaşadığı bir dünya idealinin, ulaşılabilir bir hedef olduğunun en canlı kanıtıdır. Doğal güzellikleri, kültürel zenginlikleri ve tarihi dokusu korunarak İstanbul'un gelecek kuşaklara aktarılması, hepimizin ortak sorumluluğudur. İstanbul'un fethinin 555. yıldönümünü kutluyor, bu eşsiz güzellikteki dünya şehrini bizlere miras bırakan Fatih Sultan Mehmet ile birlikte bütün şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.”
BAŞBAKAN SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN "Sevgi ve şefkatle, fikren ve bedenen sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde büyük bir sorumluluk üstlenen anneler, aile ve toplum hayatının temel direğidir. Annelerin toplumsal sorumlulukları, sadece yeni nesillerin dünyaya getirilmesiyle sınırlı değildir. Onların kişilik ve geleceklerinin şekillendirilmesinde de en önemli görev yine annelere düşmektedir. Annelerimiz, hoşgörünün, sevgi ve şefkat duygularının saf bilginin tükenmez kaynağıdır. Annelik gibi kutsal bir sorumluluğu üstlenen kadınlarımız, sadece yeni nesillerimizin değil, millet olarak geleceğimizin de, gelenek ve değerlerimizin de taşıyıcısı durumundadır. Bu anlamlı günün, annelik bilincinin gelişmesine katkıda bulunmasını diliyorum. Üzerimizde ödenemez hakları bulunan, karşılıksız fedakarlık ve sabırlarını hiçbir maddi değerle ölçemeyeceğimiz bütün kadınların Anneler Günü'nü kutluyor, her birini ayrı ayrı saygıyla, sevgiyle selamlıyorum"
AVRUPA GÜNÜ MESAJI (09.05.2008) 9 Mayıs günü tertiplenen “Avrupa Günü” ülkemizin adaylık statüsünün tescil edildiği 1999 yılından itibaren çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Kabul edilmelidir ki, Avrupa'nın entegrasyonu sürecinde kısa sürede büyük adımlar atılmış, bu adımlar neticesinde Avrupa Birliği temel hak ve özgürlükler ile barışın tesisi alanlarında dünyada eşsiz bir konuma gelmiştir. Avrupa Birliği yarım asrı aşan zaman dilimi içinde önüne çıkan güçlükleri her defasında aşabildiğini de gösterebilmiş ve geleceğe doğru yürüyüşünü kesintisiz sürdürebilmiştir. Avrupa Birliği bu nedenlerle de dünyanın birçok bölgesi ve ülkesi için bir ilham kaynağı olmuştur. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve serbest piyasa ekonomisi gibi ortak evrensel değerleri benimsemiş olan Türkiye Avrupa'nın bir parçasıdır. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana muasır medeniyetler seviyesine ulaşma yönünde yürütülen çabalar, özellikle son beş buçuk yıl zarfında kapsamlı bir değişim ve dönüşüm süreci halini almıştır. Türkiye bu doğrultuda cesur adımlar atmış ve kapsamlı reformları hayata geçirmiştir. Önümüzdeki dönemde de bu yolda cesaretle yürümeye devam edeceğiz. Toplumsal yaşamımızın her alanında standart ve uygulamaların en ileri düzeylere yükseltilmesini hedefleyen reform çabalarımız halkımızın talep ve beklentileri ile uyum içerisindedir. Milletimizin, Türkiye'nin değişimi ve gelişimi yönünde atmakta olduğumuz adımlara verdiği güçlü destek bizim için en büyük güç kaynağıdır. Reformların neticesinde Türkiye bugün eskiye oranla Avrupa Birliği üyeliğine daha yakındır. Gerek müktesebatın üstlenilmesi ile ilgili teknik reformlar, gerek Kopenhag siyasi kriterlerinin tam olarak hayata geçirilmesini hedefleyen siyasi reformlar Türkiye'yi her geçen gün daha demokratik, müreffeh ve güçlü kılmaktadır. Elbette, Avrupa Birliği'ne üyelik yolunda attığımız bu adımların karşılığını da görmek arzusundayız. Avrupa Birliği'nin taahhütlerine sadık kalmasını ve müzakere sürecinde somut ilerleme sağlanması amacıyla üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz. Bu noktada, müzakerelerin siyasi saiklerle engellenmemesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye, Avrupa Birliği'nin daha geniş bir coğrafyada barış ve istikrara yapacağı katkılar bakımından gelecekte bugünkünden daha büyük bir rol üstlenmesini samimiyetle ümit etmektedir. Ülkemizin bu yönde uzun senelerdir vermekte olduğu katkılar her geçen sene daha da artmaktadır. Türkiye ile AB'nin istikrar ve güvenliği; siyasi, stratejik ve ekonomik çıkarları birbirini tamamlamaktadır. Bu nedenle de Türkiye ve Avrupa Birliği'ni 21. yüzyılda ortak bir gelecek beklemektedir. İnanıyorum ki, Türkiye'nin üyeliğiyle birlikte Avrupa Birliği küresel barış ve istikrara katkı sağlayan gerçek bir küresel aktör halini alacaktır. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın ve bütün Avrupalıların 9 Mayıs Avrupa gününü kutluyor, saygıyla selamlıyorum.
|
|||
![]() |
|||
![]()