:: Ana Sayfa    :: Basın Açıklamaları   :: Ulusa Sesleniş Konuşmaları     :: Konuşma Metinleri     :: Bilgi Notları
 :: Tekzip Metinleri     :: Güncel  Fotoğraflar   :: Akreditasyon Formları   :: Linkler     :: İletişim
BBM TEST YAYINI
   
  Basın Merkezi Faksları
0.312.424 16 99
0.312.424 17 98
0.312.419 16 18

   

 
 
   
  CUMHURBAŞKANLIĞI
  TBMM
  BAŞBAKANLIK
  BYEGM
  ANADOLU AJANSI
  TRT
   
Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın mal beyanı

  12 Eylül 2007 tarihi itibariyle Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın mal beyanı aşağıda sunulmuştur.

A- TAŞINMAZ MAL BİLGİLERİ
1-Arnavutköy-Bolluca Köyü 376 metrekare arsa (40 bin YTL)

2-Güneysu-Dumankaya Köyü 2.000 metrekare arsa (10 bin YTL)

B- BANKA VE MENKUL DEĞERLER
Banka hesaplarında 1. 803.854 YTL ile 9.890 Euro (Şirket hisselerinin satış geliri, emekli ikramiyesi, emekli maaşı ve milletvekili maaşlarının toplamı.)

C- ALACAKLAR
312.500 YTL

D- EŞİNE AİT TAŞINIR MAL BİLGİLERİ
2006 model Wolkswagen Passat araba.

   
   
AKREDİTASYON FORMLARI

 

BAŞBAKANLIK MUHABİRLERİ AKREDİTASYON FORMU

BAŞBAKANLIK BASIN MÜŞAVİRLİĞİ YURT DIŞI AKREDİTASYON FORMU

   
   

:: "10 TEMMUZ TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİNDE DÖNÜM NOKTASI "

 

Erdoğan, AK Parti TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta bazı bakanlarla Irak'a yaptığı ziyaret hakkında bilgi verdi. Bağdat Havaalanında, Irak Başbakanı Maliki ve bazı bakanlar tarafından karşılandıklarını belirten Erdoğan, Irak'a 18 yıl aradan sonra ilk kez Türkiye'den bir başbakanın gittiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, Anadolu'da ''ırak'' kelimesinin uzak anlamında kullanıldığını kaydederek, ''Tabi bu Irak bize uzak değil. Akrabalıkların, kardeşliklerin olduğu bir Irak'' dedi. Erdoğan, Türkiye ve Irak'ın, tarihi ve kültürel bağlarıyla birbirine bu kadar yakın olan ve birbirini seven iki ülke olduğunu bildirdi. Irak'la komşu ve dost olmanın ötesinde kardeş ülke olduklarını da ifade eden Erdoğan, ''Atasözlerimizde, türkülerimizde, ağıtlarımızda, şiirlerimizde, masallarımızda Irak, Bağdat vardır'' diye konuştu. Başbakan Erdoğan, Türk şiirinin ve edebiyatının önemli isimlerinden Fuzuli'nin Bağdat'lı olduğunu söyledi. Anadolu'nun gönül mimarlarının Irak'la çok ciddi bağlantıları olduğunu belirten Erdoğan, Bağdat'ta, Kerbela'da, Musul'da, Basra'da, Samarra'da bu işin gönül mimarlarının, ediplerinin, şairlerinin olduğunu kaydetti.

''GÖNLÜMÜZ HEP IRAK'TA OLDU''

Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti: ''Bizler ortak medeniyeti, kültürü, tarihi, coğrafyayı paylaşıyoruz. Geçmiş dönemde de müdahale sonrasındaki zor dönemde de gözümüz, kulağımız, gönlümüz hep Irak'ta oldu. Bunları o kardeşlerimizle birlikte hep paylaştık ve bu konuda, 'Acaba bizler neler yapabiliriz' diye düşündük. Devletler arasında zaman zaman gerginlikler yaşansa da halklarımız birlikte üzüldü, birlikte sevindi. Basra harap olurken, medeniyetlerin başkenti, binbir gece masallarının şehri Bağdat sıkıntılar içerisinde yaşarken, Kerbela'da acılar yaşanırken bizim yüreğimiz sızladı, ciğerimiz yandı...18 yıl aradan sonra gittiğimiz Bağdat'ta bu sıcak ilgi ve bu ilgiyle beraber içten misafirperverlik bizleri duygulandırdı. Gördük ki bu kardeş topraklarda özlenen, hasreti çekilen bir dosttur Türkiye. Bundan sonra, attığımız imzalarla birlikte çok daha farklı bir geleceği inşa edeceğiz. 10 Temmuz 2008 tarihi, Türkiye Irak ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuştur. İki ülke arasında yeni bir zihniyetin, işbirliğinin, ittifakın temelleri atılmıştır.'' Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Irak'la imzaladığı anlaşmanın, yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyinin kurulması anlaşması olduğunu anımsattı. Anlaşmanın detayları hakkında bilgi veren Erdoğan, anlaşmayla, her yıl iki ülkenin başbakanlar düzeyinde bir araya geleceğini, iki ülkenin icracı bakanlarının yılda en az 3 kez bir araya geleceğini bildirdi. Başbakan Erdoğan, bu icracı bakanların, kendi alanlarında, neler yapacakları konusunu görüşeceklerini söyledi.

''IRAK'IN TERÖRİZME KARŞI MÜCADELESİNİ DESTEKLİYORUZ''

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, Irak Hükümetinin bağımsızlık, tam egemenlik, toprak bütünlüğü ve ulusal bütünlüğünün korunması, tehditlere ve terörizme karşı mücadelesini desteklediğini bir kez daha ifade ettiklerini söyledi. Erdoğan, ''Orada, cumhurbaşkanını, cumhurbaşkanı yardımcılarını, parlamento başkanını ziyaretimiz ve onlarla yaptığımız görüşmelerde bu büyük ilgiyi aynı şekilde gördük. Yani birinde var birinde yok. Böyle bir şey sözkonusu değil'' diye konuştu. Irak'ta yaptığı görüşmelerde, turizm ve ticaret alanında neler yapabilecekleri konusunu da görüştüklerini anlatan Erdoğan, Irak'ın şu anda tespit edilen petrol rezervinin 50 trilyon dolar olduğunu söyledi. ''Bunun üstü var, altı yok'' diyen Erdoğan, 35 uluslararası şirketin Irak'ta arama ve sondaj ile petrolün dünyaya ihracıyla ilgili çalışmalar yaptıklarını bildirdi. Başbakan Erdoğan, bu şirketler arasında Türk şirketlerinin yer almadığını ifade ederek, ''Kendileriyle bu görüşmeyi yaptık. Ama 'Buradan söz istemiyoruz, bize yazı vereceksiniz' dedik. Sağolsunlar onlar da bize yazıyı verdiler. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığını da bu 35'in 36. olarak bize söylediler'' diye konuştu. Tarım, ulaştırma, finans, kobiler, bankacılık noktasında yeni işbirliği alanları açtıklarını belirten Erdoğan, şu anda Irak'la olan 5 milyar dolarlık dış ticaret hacminin yeterli olmadığını kaydetti. Yatırımlarla birlikte bu rakamın 10 milyar dolar olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, bu rakamı 3-4 yıl içerisinde 25 milyar dolara çıkarma hedefini belirlediklerini bildirdi. Erdoğan, sınır kapılarının açılması, daha modern hale getirilmesi konusunda da Irak'la mutabakatlarının olduğunu ifade ederek, terörizmle mücadele konusunda yaptıkları görüşmede de iki ülke arasındaki mutabakatı sağladıklarını bildirdi.

PARİS'TEKİ ZİRVE

Geçen pazar günü Paris'te, ''Barselona Sürecinde Akdeniz İçin Birlik'' toplantısına katıldığını anımsatan Erdoğan, ''Zaman zaman Akdeniz Birliği Türkiye için AB'ye alternatifmiş gibi gündeme getiriliyor. Bu yaklaşıma şiddetle karşı çıktık, her devlet adamına bu itirazlarımızı ilettik'' dedi. Başbakan Erdoğan, bu konudaki itirazlarının hepsinin yazılı kayda girdiğini de belirtti. Başbakan Erdoğan, bu yazılı kayıt çerçevesinde gelebileceklerini bildirerek Paris'e gittiklerini söyleyerek, ''Aynen bunlar da sonuç bildirgesinde yer aldı. Bu şekilde yer almanın da ötesinde zirvede pek çok görüşmeleri yapma fırsatını bulduk'' dedi. Başta Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ile heyetlerarası görüşme yaptıklarını ve bu görüşmede Türkiye-Fransa arasındaki sıkıntıları gözden geçirdiklerini ve bu sıkıntıları aşmanın yollarını ortaya koyduklarını kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: ''Dedik ki bunları aşabilmek için bu adımları birlikte atmamız lazım. Bu konuda da mutabakatımız oldu. Temenni ediyorum ki bu mutabakatımız bundan sonraki süreçte de devam eder. Karşılıklı olarak bunun takipçisi olacağız. Dönem başkanı olması sebebiyle Fransa'nın, bu dönem içerisinde Türkiye'nin açılan fasıllarda... Şu anda zaten 2 faslın açılması konusunda sıkıntı yok. Ama bunu 3-4 nasıl yapabiliriz... Bunları da görüşme fırsatımız oldu. Bu konuda da gayret edecekleri konusundaki ifadelerini bizlere açıkça ortaya koydular.''

İKİLİ GÖRÜŞMELER

Başbakan Erdoğan, Sarkozy dışında BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, Hollanda, İngiltere, İspanya, İtalya, Portekiz, Yunanistan, Danimarka, İsveç, Almanya ve İsrail Başbakanları, Filistin Yönetimi Başkanı Abbas, Suriye Cumhurbaşkanı Esad ile ikili ve başbaşa görüşmeler yaptıklarını bildirdi. Zirvede, ekonomi, su, gıda, enerji konusunda konuşma yaptığını, konuşmasında Türkiye'nin bu noktada nerede olduğunu, neler yapabileceğini, ne gibi katkıları olabileceğini gündeme getirdiklerini de kaydeden Erdoğan, özellikle AB katılım süreci, Kıbrıs ve 1915 olaylarına yönelik Türkiye'nin tezlerini oradaki görüşmelerde gündeme getirdiklerini bildirdi. Recep Tayyip Erdoğan, görüşmelerde sadece bu konularla sınırlı kalmadıklarını, Avrupa'lı ülkelerin, Filistin-İsrail, Suriye-İsrail ve İran'ın nükleer enerji ile ilgili konusunu da Türkiye'ye söyleyerek, Türkiye'nin aktif rol oynamasını istediklerini kaydetti. Erdoğan, Türkiye'nin, Suriye-İsrail arasında şu anda yürüttüğü çalışmanın, Türk medyasında gerektiği kadar yer almadığını ama dünya liderlerinin kendisine, ''İsrail-Suriye görüşmeleri nasıl gidiyor? Gelişmeler nasıl? Burada aldığınız görev takdire şayan, Lübnan'da aldığınız görev takdire şayan'' dediklerini belirtti. Başbakan Erdoğan, hepsinde alınan belli bir mesafenin olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: ''Buralarda Türkiye'nin gayretleri var. Türkiye'nin gayretleri bundan sonraki süreçte de devam edecek. Türkiye dostluğun, barışın sevginin, kardeşliğin teminatı olan bir ülke konumuna geldi. Bu girişimler, temaslar, Türkiye'nin değişen çehresinin, artan rolünün somut göstergesidir. Bugün Türkiye sadece bölgesinde değil, dünya ülkelerinde itibarı olan, ağırlığı olan, sözü geçen, itilaf alanlarında ara buluculuğuna güvenilen bir ülke konumuna yükselmiştir. Burası çok önemli. Türkiye hem bölgesel ölçekte hem de küresel ölçekte politika oluşturan, strateji belirleyen, sorunların çözümüne etkin katkı sağlayan bir ülke konumuna yükselmiştir. Tüm bunlar tabi ki gayretle oluyor, çabayla oluyor, samimiyetle ve kararlılıkla oluyor. Bir yandan AB'ye katılım müzakerelerini yürütüyoruz, bir yandan Filistin-İsrail, bir diğer yandan İsrail-Suriye arasında barış görüşmelerine katkıda bulunuyoruz. Bir yandan Irak'ın toprak bütünlüğü konusunda neler yapabiliriz, bunun gayreti içindeyiz. Bu konuda görüşmeleri yapıyoruz. Koalisyon güçleriyle görüşmemiz oluyor. Diğer yandan yakın ya da uzak komşu ülkeleriyle ticareti artırmanın gayreti içindeyiz.''