Saygıdeğer Davetliler,
Sevgili vatandaşlarım,
Değerli basın mensupları,
Hanımefendiler,
Beyefendiler,
Bu anlamlı toplantıda sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Bugün burada Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu bölgelerimiz başta olmak üzere Türkiye'nin refah ve istikrarı için çok önemli bulduğum büyük bir hamleye start vermek üzere biraraya gelmiş bulunuyoruz.
Bu vesileyle, Diyarbakır'da bu büyük hadisenin ilanı için sizlerle buluşmaktan duyduğum memnuniyeti de bilhassa ifade etmek istiyorum.
Biliyorsunuz, bu buluşmaya, kabine arkadaşlarımın yarısıyla, milletvekillerimizle, işadamlarımızla, sivil toplum örgütlerimizle birlikte geldik.
Hepimiz bugün aynı heyecanı, aynı mutluluğu yaşıyoruz.
Hükümet olarak attığımız bu büyük adım, “Güneydoğu Anadolu Projesi Yeni Eylem Planı ile Diğer Bölgelerde Öncelikli Projelerin Hızlandırılması”dır.
GAP, DAP ve KOP olarak bilinen bu projelerle ilgili ayrıntılı eylem planımızı tamamlamış bulunuyoruz. Finansman kaynağımızı belirledik, yapılacak işleri somut bir takvime bağladık.
Bu projeler, gerek bölge insanımız, gerek Türkiye'nin her tarafında bütün milletimiz için talih değiştirecek önemde sonuçlar üretecektir.
Bunlar, bölgelerimiz arasında ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme farklarını ortadan kaldıracak, geri kalmışlığın getirdiği işsizlik ve göç gibi sorunlarda bizi rahatlatacak kurtuluş projeleri dir.
Artık uzun yıllardır konuşulan ama bir türlü potansiyeli hayata geçirilemeyen bu kurtuluş projelerini, elle tutulur, gözle görülür bir hızla tamamlamak için düğmeye basıyoruz.
Yıllardır, bölge insanımız başta olmak üzere milletimize evlat acısı yaşatan bölücü terör belasının istismar ettiği sosyo-ekonomik yaralar, bu projelerle inanıyorum ki, bütünüyle kapanacaktır.
Bu büyük hamlenin yanı sıra, Meclis'te bugün görüşmeleri başlayan Kürtçe yayında yeni açılımımız, terörün psikolojik ve kültürel zeminini de önemli ölçüde kurutacaktır.
Yapılacak yeni düzenlemeyle TRT'nin bir kanalı ilk etapta günde Kürtçe, Arapça ve Farsça yayın yapmaya başlayacaktır.
Hem sosyo-ekonomik kalkınmayı sağlayacak olan yeni eylem planımız, hem yeni Kürtçe yayın açılımımız, toplumsal yapımızı, birlik ve bütünlüğümüzü güçlendiren bir sosyal restorasyon meydana getirecektir.
Bölgelerimiz ve insanlarımızın yıllardır adeta mahkum olduğu kötü talihi değiştirecek bu tarihi adımların hükümetimize nasip olmasından büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.
Güneydoğu Anadolu B ölgemizin kalkınması başta olmak üzere Türkiye'nin bütün bölgelerinin yüzünü güldürecek, Türkiye'nin topyekün bahtını açacak olan yeni projelerimizi açıklamanın heyecanı içindeyiz.
Biraz sonra ayrıntılarını açıklayacağım Yeni Eylem Planımız, hiç kuşkusuz,Türkiye için yeni bir milat, yeni bir dönüm noktası olacaktır.
Fikirleriyle, önerileriyle eylem planımızın olgunlaştırılmasına katkıda bulunan herkese özellikle teşekkür ediyorum.
Bugüne kadar bölgeye yönelik bir çok paketler açıklandı, bir çok raporlar yayınlandı, bir çok söylemler ortaya konuldu.
Bunların hepsinin yanlış olduğunu düşünemeyiz.
Ancak bu raporların bir çoğu, doğrunun, olması gerekenin yalnızca bir bölümünü ortaya koyuyordu.
Oysa olması gereken meseleleri bir bütün olarak doğru algılayabilmek, Türkiye bütünlüğünde düşünebilmektir.
Yalnızca siyasi söylemlerle veya popülist bir kısım anlayışlarla netice alınamayacağı çok açıktır.
Yine biliyoruz ki, doğru teşhis ve tespitler kadar bunları uygulamaya geçirebilme iradesi, kararlılığı ve azmi de önemlidir.
Bugün açıkladığımız, bir rapor, proje veya dosya değildir.
Takvimi belirlenmiş, somut olarak tanımlanmış, kaynağı temin edilmiş bir eylem planıdır.
Değerli Davetliler,
Kalkınmanın, refahın temel dinamiği hiç kuşkusuz adalettir.
İnsanlarımızın hayat kalitesini artırmak adaleti bütün ülkeye yaymak, refahı eşit bir şekilde paylaştırmakla mümkündür.
Her fırsatta vurguladığım bir hususu burada, Diyarbakır'da bir kez daha ifade etmek istiyorum:
Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Bu temel niteliklerin gereği, milletimizi, ülkemizi bir bütün olarak kucaklamak, 81 vilayetimizi, 70 milyon insanımızı bir görmek, birimiz için olanı hepimiz için istemek, herkes için refah ve özgürlük üretmektir.
Dinimiz, inancımız, düşüncemiz, yaşam biçimimiz, etnik kökenlerimiz her ne olursa olsun, unutmayalım ki millet olarak kaderimiz birdir.
Aynı gökkubbe altında yaşıyoruz.
Bütün farklılıklarımızın üzerinde bizi birleştiren, tek bir millet yapan yüksek değerlerimiz var.
Bizi birleştiren temel paydamız da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır.
Hepimiz, aynı milletin, aynı cumhuriyetin hür ve eşit vatandaşlarıyız.
Hep birlikte kaybetmemek için hep birlikte kazanmak mecburiyetindeyiz.
Bu gökkubbe altında, bu cennet vatanda bütün renklerimizle biz, bir ve bütünüz.
Bu bereketli topraklarda ekmeğimizi birlikte paylaşacağız, aşımızı birlikte büyüteceğiz.
Birbirimize güvenerek, birbirimize yaslanarak topraklarımızı birlikte yeşerteceğiz, şehirlerimizi birlikte mamur hale getireceğiz, sorunlarımızı birlikte aşacağız.
Herkes tam bir özgüven içinde olsun.
Bu ülkenin bütün çocukları, bütün gençleri geleceğe emniyet içinde baksınlar.
Yolumuz açıktır, geleceğimiz aydınlıktır.
Herkesin, her vatandaşımın başı dik olsun, çözemeyeceğimiz hiçbir meselemiz yoktur.
Biz birlik ve beraberliğimizi güçlendirdiğimiz, dostluk ve kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir engel yoktur.
Emin olunuz, bu topraklar şaha kalkacaktır.
Türkiye'nin bütün şehirlerinde, bütün topraklarında mayınlı alanları temizleyeceğiz.
70 milyon vatandaşımızla Türkiye Cumhuriyeti devletine ait olmanın, aynı bayrak altında aynı istiklali korumanın onur ve gururunu birlikte yaşayacağız.
Türkiye'nin son yıllarda gerek ekonomik kalkınma, gerekse demokratik gelişme noktasında elde ettiği bütün kazanımların arkasında demokratik istikrar ortamının yer aldığını bileceğiz.
Huzur ve istikrarımıza hep birlikte sahip çıkacak, ortak gelecek hedeflerimiz etrafında kenetleneceğiz.
Unutmayalım ki, demokrasi talebi de, kalkınma talebi de bütün milletimizin ortak talebidir.
Bu gerçeği anladığımız gün hiçbir meselemiz kalmayacaktır.
Bütün meselemiz vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin ülkemizin bütün insanlarını kazanmaktır.
Burada attığımız adalet tohumları sadece Türkiye'nin Güneydoğu'sunu, Doğusu'nu değil Türkiye'nin yedi bölgesini yeşertecektir.
Buraya yaptığımız yatırımlar, yapacağımız yatırımlar Türkiye'nin geleceğine yapılmış yatırımlardır.
İşte bugün hükümetimiz, bölgesel farklılıkları ortadan kaldıracak devasa bir adıma daha imza atmaktadır.
Bu, yüzyılın en büyük bölgesel kalkınma projelerinden biridir.
Bu bir sosyal restorasyon projesidir , bir kardeşlik projesi dir…
Yeter ki, sloganlarla değil, kör ideolojilerle değil, asabiyetle değil akılla, ilimle, sevgiyle yüreklerimizi birleştirelim.
Yeter ki, gücümüzü dağıtmayalım, enerjimizi zayi etmeyelim.
Yeter ki, sorunlarımızın çözümsüz olmadığına hep birlikte inananım.
Demokratik siyaset her türlü sorunun tartışıldığı, müzakere edildiği, çözüm yollarının arandığı zemindir.
Bütün sorunlarımız için çare, daha çok demokrasidir.
Çare, daha çok özgürlüktür.
Çare, daha çok yatırım, daha çok üretimdir.
Çare, güvendir, istikrardır.
Şunu açıkça gördük ve yaşadık ki, güven ve istikrarın olmadığı hiçbir yerde gelişme olmaz, terör ve şiddetin var olduğu hiçbir yerde de kalkınma olmaz, huzur ve refah olmaz.
Milletimizin birlik ve beraberliğine, ülkemizin huzur ve istikrarına, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğine kast eden terör örgütü, menfur saldırılarıyla hiç bir hedef ayrımı gözetmediğini, hiç bir değer tanımadığını bütün dünyaya göstermiştir.
Artık bölücü terörün insanlık dışı yüzünü herkes tanımıştır.
Çok yönlü ve çok boyutlu olarak yürüttüğümüz mücadele neticesinde, terör örgütü, içeride ve dışarıda hiç olmadığı kadar yalnızlaşmıştır.
Siyasi, askeri, diplomatik, sosyo-kültürel ve ekonomik tedbirleri eşzamanlı olarak uygulamaya koyuyor, topyekün bir mücadele yürütüyoruz.
Terörün düşmanı, refah ve özgürlük ortamıdır.
Refah yayıldıkça, özgürlükler güçlendikçe, insanımız topyekün kazanacak, kaybeden terör örgütü olacaktır.
Bu son hamle ve açılımlarımızla terör örgütünün istismar ettiği varlık alanı, her geçen gün daha da fazla daralacaktır.
Her türlü ilerlemenin öncelikli şartı güven ve istikrar zeminini tesis etmek, asgari güvenlik şartlarını sağlamaktır.
Bu bölgelerin yaşadığı olumsuzluklarda, geri kalmışlıkta, göçte, sosyal tahribatta terörün büyük bir etkisi olmuştur.
O halde hepimize düşen ilerleme ve kalkınmanın zeminini oluşturmaktır.
İnanıyorum ki, milletimiz bir bütün olarak artık huzur istiyor, aş istiyor, iş istiyor, hak ve özgürlüklerin gelişmesini istiyor.
Doğu'daki, Güneydoğu'daki kardeşim ne istiyorsa, Batı'daki, Kuzey'deki kardeşim de onu istiyor.
Demokrasinin gelişmesi ile ekmeğimizin büyümesinin ne kadar birbirine bağlı olduğu bizim iktidarımızda açıkça görülmüştür.
Türkiye bugün, hızlı ve istikrarlı büyüme ivmesini kazanmış, gayri safi yurtiçi hasılasını 230 milyar dolardan tam 659 milyar dolara yükseltmiş, kişi başına yurtiçi hasılasını yaklaşık üç misline çıkararak 9 bin doların üzerine çıkarmış, kronik ekonomik sorunlarını çözmüş, dünyanın 17'inci, Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi haline getirmiş Türkiye için; artık bölgesel kalkınmada eşitsizlik için hiç bir mazereti olamaz.
Kalkınma fırsatlarını tüm ülke sathına yaymak, kalkınmanın ve refahın nimetlerini de eşit ve adil şekilde dağıtmak zorundayız.
İşte bugün de, geç kalınmış, ihmal edilmiş bu bölgesel kalkınma mücadelemizin meşalesini yakmak üzere burada, Diyarbakır'da toplanmış bulunuyoruz.
Burada açıklayacağımız projeler kuşkusuz bütün Türkiye içindir.
Bu anlamda ülkemiz adına büyük heyecan içindeyiz, büyük bir mutluluğu birlikte yaşıyoruz.
Değerli katılımcılar,
Son 6 yılda bölgesel kalkınmayı sağlamak için çok önemli yapısal değişiklikler gerçekleştirdik.
Ülkemizin her bölgesine, her iline, acil ihtiyaçları doğrultusunda, özellikle eğitim, sağlık, adalet, sosyal yardımlar, ulaşım noktasında önemli hizmetler kazandırdık.
Önümüzdeki dönemde, bölgelerimizin rekabet gücünün artırılması ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması için uygulanacak iki önemli uygulamayı başlatıyoruz.
Bunlardan biri Kalkınma Ajansları, diğeri de Cazibe Merkezleri Programı.
Bu iki uygulama, bölgelerimizin yerel dinamiklerini ve potansiyellerini harekete geçirecek, bölgeler arası farkların kapatılmasına destek sağlayacak.
Adana ve Mersin illerini içine alan Çukurova bölgesi ile İzmir ilinde pilot Kalkınma Ajanslarını faaliyete geçirdik.
Tüm bölgelerimizde yerel yönetimler, STK'lar, üniversiteler ve KOBİ'lerin projelerine destek sağlamak üzere her yıl Kalkınma Ajanslarına yaklaşık 850 milyon YTL büyüklüğünde bir kaynak tahsis ediyoruz.
Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, İstanbul, Erzurum, Konya, Samsun ve Van bölgelerinin kalkınma ajansları bu yıl içinde kurulup faaliyete başlıyor.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bölgesel gelişmesi için liderliğini yapacak motor kentler ve hatta metropoller oluşturacağız.
Bunun için “Cazibe Merkezlerinin Desteklenmesi Programı”nı uyguluyoruz.
Cazibe Merkezleri Programı ile, göç bölge içine yönlendirilecek, mevcut potansiyeller ve lokomotif sektörler kullanılarak bu merkezlerden yakın çevrelerine yayılan bir kalkınma hamlesi başlatılacak.
Cazibe Merkezleri Programının ilk uygulamasına GAP Eylem Planı çerçevesinde 2008 yılında Diyarbakır ' dan başlıyoruz.
Trabzon ve Sivas 'ta program uygulaması için çalışmalar 2008 yılında başlatılacak.
Yine biliyorsunuz, KÖYDES ve BELDES Projeleri ile, Türkiye genelinde yolu ve suyu olmayan köy kalmayacak dedik. Nitekim bu büyük projemizi tamamlama aşamasına getirdik.
Bu projeler için 2005-2008 döneminde tahsis edilen toplam ödenek tutarı 5,3 milyar YTL 'ye ulaştı.
2002 yılından bugüne kadar, Doğu ve Güneydoğu illerimize tam 8,6 milyar YTL'lik yatırım yaptık.
2003-2008 yılları arasında Doğu ve Güneydoğu'daki illerimizde 26.400 derslik yaptık, 86 bin bilgisayar gönderdik.
Ayrıca 170 öğrenci pansiyonunu ve 111 spor salonunu tamamladık.
Dönemimizde, Doğu ve Güneydoğu illerimizde 15 Yeni Üniversite , 53 Fakülte, 30 Enstitü, 14 Yüksekokul ve birçok meslek yüksekokulu kurduk.
Sağlık'ta çok önemli yatırımlar gerçekleştirdik.
1.6 milyar YTL tutarında 74'ü hastane ve ek binası olmak üzere 212 sağlık yatırım yaptık,
Odasında banyo ve tuvalet bulunan hasta yatağı sayısı 2002 sonu itibariyle 1,285 iken, bugün 4 bin 660'a çıkardık.
Hemşire-Ebe sayısını yüzde 50 oranında arttırdık, 20 bine çıkardık.
Tüm Türkiye'de olduğu gibi bölgede de yoksul, yeşil kartlı vatandaşlar, tıpkı devlet memurları gibi kamu sağlık hizmetlerinden yararlanıyorlar ve ilaçlarını istedikleri eczaneden alabiliyorlar.
2002 yılında yüzde 64 olan aşılama oranı bugün yüzde 92'dir.
Sadece KÖYDES için ayırdığımız miktar 1,4 milyar YTL 'ye ulaştı.
Bu illerimizde TOKİ tarafından 48 bin 570 konut yapıyoruz, 32 bin'ini tamamladık. Bunların toplam bedeli yaklaşık 3 milyar YTL 'dir.
Bölge genelinde 1.5 milyar YTL sosyal yardım gönderdik.
Tarıma Tam Destek, Bereketli Gelecek ilkesiyle yola çıktık.
Dönemimizde, GAP bölgesine yaklaşık 4 milyar YTL tarımsal destek verdik.
Bakınız, kooperatif desteklerinde cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırdık.
Bizden önceki dönemde, Türkiye'de sadece 287 kooperatife 87 milyon YTL destek verilmişti.
Biz 1.491 kooperatife toplam 1 milyar 27 milyon YTL destek verdik.
Dile kolay, tam 12 kat artış sağladık.
160 bin aileye istihdam sağladık.
Ülkemiz hayvancılığa verdiğimiz desteklerle gelişiyor.
Hükümetimiz döneminde hayvancılığa verilen destek miktarı yaklaşık 16 kat arttı.
Hayvancılık destekleri 2002 yılında 83 milyon YTL iken, 2007 yılında 1,3 milyar YTL 'ye yükseltildi.
Vatandaşlarımız her başı sıkıştığında öncelikle devletin şefkat elinin uzandığını görsün, yalnız ve çaresiz kalmasın diye tüm imkanlarımızı seferber ettik.
Her afetten sonra, her deprem veya sel afetinden sonra hükümetimiz sorunlara ivedilikle eğildi, gerekenleri yaptı, yaraları sardı.
Önceki dönemlerde geçici konutlar birkaç yılda yapılabilirken, biz kalıcı konutları kısa sürede tamamlayıp vatandaşımızın hizmetine sunduk.
Bildiğiniz gibi 2004 Yılında, 5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun ve uygulama yönetmeliği çıkardık.
İstedik ki iradeleri dışında terörden zarar gören vatandaşlarımızın zararlarını tazmin edelim, sıkıntılarını giderelim.
13 ilde komisyonlar oluşturduk.
313 bin başvurudan yaklaşık 127 bini sonuçlandı ve bugüne kadar 530 milyon YTL ödeme yaptık.
Ayrıca 432 milyon YTL daha ödenmesi kararlaştırıldı.
Bu bile devletin vatandaşlarına sahip çıkması, devlet-millet kaynaşmasını sağlaması açısından önemli bir adımdır.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde, çeşitli nedenlerle köylerinden ayrılan ailelerden gönüllü olarak geri dönmek isteyenlerin köye dönüşlerini ya da istedikleri bir yerde iskanını sağlamak üzere Köye Dönüş ve rehabilitasyon Projesi başlattık.
14 ilimizde bu projeyi uyguluyoruz. Bugüne kadar 25 bin haneden 151 bin 469 kişi eskiden yaşadıkları köylere geri döndü.
Bunun için 68 milyon YTL harcama yaptık.
Değerli kardeşlerim,
Türkiye son dönemde demokratikleşme alanında önemli gelişmeler yaşadı.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kaldırılmasından, Dernekler kanununa, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri kanunundan Ceza Muhakemeleri Usulü kanununa kadar çok geniş alanda değişim dönüşüm yaşadık.
Terörle Mücadele Yasasının 8. maddesi “düşünce ve ifade özgürlüğünün genişletilmesi” için yürürlükten kaldırıldı, 312. maddeyi değiştirdik.
Nüfus Yasası'ndaki değişiklikle, isim koyma konusundaki kriterler yeniden düzenlenerek, farklı kültürlere ve örf-adetlere sahip bireylerin özel hayatlarına ve aile hayatlarına ilişkin özgürlükler korundu.
Temel hak ve özgürlükler alanında ciddi gelişmeler kaydettik.
Farklı dil ve lehçelerde özel kurslar açılmasından gazete ve dergi yayıncılığına, kaset ve cd'ler hazırlanmasına kadar sosyo-kültürel hayata ait önemli düzenlemeler yaptık.
2002 yılında 3984 Sayılı Yasa ile TRT'nin farklı dil ve lehçelerde yayın yapması mümkün oldu.
TRT, ilk olarak 2004 yılında, Avrupa Birliği'ne uyum için yapılan düzenlemeler çerçevesinde, TRT 3 ekranlarından Kürtçe, Zazaca, Boşnakça, Arapça ve Çerkezce yayına başladı.
İlk etapta sadece kamu televizyonlarına verilen 'yerel dil ve lehçelerde yayın yapma' hakkını 2005 yılında özel kuruluşlara da verdik.
TRT 3 ile başlayan uygulamaya özel kuruluşlardan Diyarbakır'dan yerel yayın yapan Gün TV ve Söz TV katıldı.
Her iki kanal TRT'nin uyduğu yayın süresi ve içerikte Kürtçe yayına başladı.
Ulusal veya bölgesel kanallarda yayın yapmak için RTÜK'e başvuran kuruluş olmadı.
Haftada 2.5 saat olan yayın süresini yeni bir düzenlemeyle ele alıyoruz.
Bugün Meclis Genel Kurulu'nda görüşülecek olan TRT yasasıyla farklı dil ve lehçelerde yayın yapılması için bir kanalı tahsis edeceğiz.
Demokratikleşme, çağdaş hukuk devleti normlarının geliştirilmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi her daim devam etmesi gereken bir durumdur.
“Önce İnsan” anlayışıyla hareket eden, bireyi devlete önceleyen hükümetimiz, demokratikleşme sürecini aynı kararlılıkla sürdürmekte, insanımızın her alanda yaşam standardını geliştirmekte kararlıdır.
Bu bölgelerimizde özellikle sivil inisiyatiflerin gelişmesi, sivil toplum örgütlerinin güç bulması, bireysel girişimcilik ruhunun güçlenmesi öncelikli arzumuzdur.
Değerli davetliler,
Şimdi de, yeni bir eylem planını uygulamaya koyuyor, başta Doğu ve Güneydoğu illerimiz olmak üzere Türkiye'nin tüm bölgelerini etkileyecek bir kalkınma hamlesini bugün buradan başlatıyoruz.
Türkiye'nin en büyük ve Dünya'nın sayılı projeleri arasında yer alan Güneydoğu Anadolu Projesi , 1,8 milyon hektar alanın sulanmasını, tarımda ürün çeşitliliğinin artırılmasını, yılda 27 milyar kilovat-saat elektrik üretiminin sağlanmasını, kişi başı gelirin % 209 artmasını ve toplamda 3,8 milyon kişiye iş imkanının sağlanmasını öngörüyor.
Cumhuriyet tarihinin en büyük ve kapsamlı projesi olan Güneydoğu Anadolu Projesi; kaynak sıkıntıları, siyasi istikrarsızlıklar, ekonomik krizler, Körfez bölgesinde yaşanan istikrarsız ortam gibi engeller nedeniyle bugüne kadar öngörüldüğü ölçüde başarılı olamamıştır.
Şu anda Güneydoğu Anadolu Projesi'nde neredeyiz?
Güneydoğu Anadolu Projesi için 2007 sonuna kadar, tahmini olarak 25,6 milyar YTL harcama yapıldı.
Projede nakdi gerçekleşme oranı yüzde 62,2 düzeyinde.
1990-2007 dönemi itibarıyla GAP'a kamu yatırım kaynaklarından yılda ortalama % 7 civarında pay ayrıldı.
Bu yıl, 2008 yılında GAP Eylem Planı kapsamında tahsis edilen 1 Milyar YTL'lik ek ödenek ile GAP yatırımlarının toplam kamu yatırımları içindeki payını yüzde 12 seviyesine yükseltiyoruz.
Bu pay da tarihi bir orana işaret ediyor.
GAP Bölgesi'nde 2008 yılı itibarıyla toplam 272.972 hektar alan sulamaya açılmıştır.
99.518 hektarlık alanda da halen sulama şebeke inşaatı devam etmektedir.
Fiziki gerçekleşme açısından, sulama projelerinin sadece yüzde 15'i işletmede, yüzde 5'i inşaat halinde, dikkat ediniz, yüzde 80'i ise hala planlama aşamasındadır.
Değerli katılımcılar,
Hükümet olarak, bölgenin sorunlarının çözümünde en etkili araç olduğuna inandığımız Güneydoğu Anadolu Projesi'ne özel bir önem verdik.
Güneydoğu Anadolu Projesi'nin tamamlanması kararını aldık ve GAP Eylem Planı çalışmalarını başlattık.
Doğu Anadolu Projesi ve Konya Ovası Projesini GAP ile birlikte ele aldık.
Eylem Planını oluştururken, bölge illerdeki yerel temsilcilerinin görüş ve önerilerine özel önem verdik.
Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki her ilde Ekonomik ve Sosyal Konsey Toplantıları yapıldı, yerel katılımcıların talep ve önerileri belirlendi.
Bölgenin her ilinde durum tespiti ve detaylı analizler yaptık.
Bu amaçla, bölgede görev yapan kamu yöneticilerinin, yerel meslek kuruluşlarının ve sivil toplum kuruluşlarının, bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin, il milletvekillerinin görüş, öneri ve katkılarını aldık.
Daha sonra Ankara'da bu toplantılara katılan bürokratlar, valiler, bölge milletvekilleri ve medya temsilcileriyle değerlendirme toplantıları yapıldı.
Yine, GAP Eylem Planı çalışmalarında, Güneydoğu Anadolu Bölgesi için hazırlanan “Rekabet Gündemi” çalışmasının sonuçlarından da yararlanıldı.
Bütün bu veri ve bilgiler ışığında GAP Eylem Planını hazırladık, GAP Yüksek Kurulu'nda görüştük ve nihai hale getirdik.
Saygıdeğer katılımcılar,
Değerli basın mensupları,
Eylem Planı'ndaki 4 gelişme ekseni altında toplam 73 ana eylem bulunuyor.
Ben burada sizlere sadece ana başlıklarıyla ve bir kaç örnekle eylemleri ve yapılacak işlemleri özetleyeceğim.
Her ilimizde tek tek, hangi tarih aralığında neler yapılacağı, hangi kurumun bu işleri yapacağı, hangi kurumla işbirliği yapılacağı Eylem Planı'nda açıkça gösterilmiştir.
Eylem Planımız zaten kitap olarak sizlere dağıtılacak.
GAP Eylem Planı'nda 4 stratejik hedef bulunuyor:
Ekonomik Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi,
Sosyal Gelişmenin Sağlanması,
Altyapının Geliştirilmesi,
Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi
(Sizlere dağıtılan kitapçıklarda da görebileceğiniz gibi) Bu 4 ana eksen altında ana başlıklar ve iller itibarıyla eylemler yer alıyor.
Şimdi sizlere, bu 4 ana başlık altında topladığımız, 2012 yılına kadar yapmayı hedeflediğimiz işlemleri özet olarak aktarmak istiyorum:
Ekonomik Kalkınmanın Gerçekleştirilmesi gelişme ekseni kapsamında;
- Öncelikle, 2008'de Diyarbakır'da, 2009 yılında da Gaziantep ve Şanlıurfa'da Cazibe Merkezleri oluşturuyoruz.
- Teşvik politikalarını bölgesel potansiyellere uygun olarak yeniden şekillendiriyoruz.
- KOBİ'lere önemli destekler sağlıyoruz.
Bütün GAP illerinde Ziraat Bankası tarafından ticari kredilerin kullanımını artırıyoruz.
Yine Ziraat Bankası'nın bölgede uygulanan sübvansiyonlu kredilerini yaygınlaştırıyoruz.
Bölgedeki bütün illerimizde yatırım projelerini destekliyoruz. Örneğin Batman'da 30 işletmeye 4 milyon YTL tutarında yeni yatırım desteği veriyoruz.
- Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi, Gaziantep'te Gaziantep Üniversitesi, Şanlıurfa'da Harran Üniversitesi bünyesinde teknoparklar kurulacak veya geliştirilecek.
- Bölgenin doğal ve kültürel varlıkları geliştirilecek, turizm altyapısı iyileştirilecek, turizm çeşitlendirilecek ve çekim merkezleri oluşturulacak.
Örneğin, Adıyaman'ın değişik yerlerinde 10 eski eserin onarımını gerçekleştireceğiz.
Batman'da, Hasankeyf Tarihi ve Arkeolojik Sit Alanı Araştırma ve Kazı Kurtarma Projesi'ni bitireceğiz.
Halfeti'de Eko Turizm Projesi'ni gerçekleştireceğiz.
Kilis'te Ravanda Kalesi'nin, Mardin'de Kasımiye Medresesi'nin, Diyarbakır'da surların onarımını tamamlayacağız.
Bunlar burada kısaca aktardığım sadece bir kaç örnek.
- Tarımsal işletmelere destek sağlanacak, tarımsal örgütlenmeler özendirilecek ve organik tarım faaliyetleri yaygınlaştırılacak, mayınlı araziler temizlenerek tarıma kazandırılacak.
Yine sadece bir kaç örnek vermek istiyorum:
Adıyaman'da 12 bin 900 hektar alanda erozyon kontrölü yapacağız.
Batman'da 50 bin hektar alanda orman kadastro çalışması yapıyoruz.
Şanlıurfa'da 24 milyon 351 bin adet fidan üretiyoruz.
Yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmayı yaygınlaştırıyoruz.
Maliye Bakanlığımızın sorumluluğunda Kilis, Gaziantep, Mardin ve Şanlıurfa illerimizde sınır boyunca uzanan 30 bin hektarlık mayınlı araziyi temizliyoruz ve başta yüksek katma değerli tarım olmak üzere en verimli şekilde değerlendiriyoruz.
Eylem Planımızda yeralan 2'inci Eksen ise Sosyal Gelişmenin Sağlanması.
Bu Kapsamda;
- Bütün eğitim kademelerinde fiziki ve beşeri altyapı geliştirilecek ve fırsat eşitliği artırılacak.
- Okul öncesi okullaşma oranları yüzde 50'ye çıkarılacak.
- Zorunlu eğitime devam etmeyen öğrenci kalmayacak.
- Örneğin Diyarbakır'da derslik başına 48 öğrenci düşecek, 1.865 adet yeni derslik yapılacak ve 9 bin 43 öğrenci okullara kazandırılacak.
- Ortaöğretimde okullaşma oranı yüzde 90'a çıkarılacak.
- Pansiyonların kapasitesi artırılacak.
- Batman'da 970; Diyarbakır'da 4 bin 314; Gaziantep'te 4 bin 619; Mardin'de 2 bin 618; Şanlıurfa'da 5 bin 567 ve Şırnak'ta 1.372 öğrenci kapasitesi karşılanacak.
- Bölgedeki tüm illerimizdeki üniversitelerin fiziki ve beşeri altyapısını güçlendiriyoruz.
- Yine sadece bir örnek vermek gerekirse, Kilis'te Fen-Edebiyat ve Eğitim Fakültelerini tamamlıyoruz. Merkezi yemekhane, kütüphane ve hizmet binası yapıyoruz. 104 öğretim elemanı ihtiyacını karşılıyoruz ve ek 1.887 öğrenci için kapasite oluşturuyoruz.
- Adıyaman, Batman, Kilis, Mardin ve Siirt'te 2009-2012 arasında yaklaşık biner kişilik öğrenci yurdu yapıyoruz.
- Vatandaşlarımıza götürülen sağlık hizmetleri iyileştirilecek ve bölgenin temel sağlık göstergelerinin ülke ortalamasına yaklaşması sağlanacak.
- GAP illerinde hastanelerde koğuş sisteminden 1-3 kişilik oda sistemine geçeceğiz.
- 10 bin nüfusa düşen hasta yatağı sayısını 20'ye çıkaracağız.
- İllerimizdeki ambulans sayılarını artırıyoruz.
- İstihdamın artırılması amacıyla; meslek edindirme, beceri kazandırma ve kişilerin kendi işlerini kurmalarına yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri verilecek, İŞKUR'un yerel düzeydeki kurumsal kapasitesi geliştirilecek.
- Kadınların, yaşlıların, gençlerin, çocukların ve özürlülerin yaşam kaliteleri ve sosyal durumları iyileştirilecek.
- Spor, kültür ve sanat alanlarında bölgedeki tesis ihtiyacı giderilecek, mevcut tesislerin fizikî durumları iyileştirilecektir.
3'ünce eksen, Altyapının İyileştirilmesi
Bu kapsamda:
- Sulama projeleri hızlandırılarak, GAP'ta yer alan 1,8 milyon hektarlık nihai sulama hedefinin 1,06 milyon hektarlık kısmı 2012 yılına kadar tamamlanacak,
- Cizre ve Silvan Barajları inşa edilecek,
- Bölge ulaştırma ve lojistik hizmetleri güçlendirilecek, karayolu altyapı iyileştirme yatırımlarına hız verilecek ve hava ulaşımı altyapısı uluslararası bağlantılar da dikkate alınarak güçlendirilecek,
- Örneğin Batman Havaalanı terminal binasını tamamlıyoruz. Batman havaalanına yeni bir terminal binası yapmayı planlıyoruz.
- GAP Uluslar arası havaalanının eksik tesislerini tamamlıyoruz.
- Doğalgaz ve elektrik iletim ve dağıtım altyapıları iyileştirilecek, e lektrik şebekeleri yenilenecek, hatlar rehabilite edilecek, yeni şehir elektrik şebekeleri ve diğer tesisler yapılacak,
- Organize Sanayi Bölgesi, Küçük Sanayi Sitesi ve diğer ortak sanayi ve ticaret altyapıları güçlendirilecek, sınır ticaretini kolaylaştırıcı altyapı geliştirilecek,
- Bölgede konut ihtiyacının karşılanması ve kent merkezlerinde yapı kalitesinin artırılması amacıyla faaliyetler yoğunlaştırılacak,
- İçmesuyu, atık su ve katı atık altyapısı geliştirilecektir.
Dördüncü eksen olan Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi gelişme ekseni kapsamında ise,
- 2008 yılının ikinci yarısında Gaziantep, Mardin ve Şanlıurfa illerinde bölgenin bütün illerine hizmet edecek 3 adet Kalkınma Ajansı kurulacak,
- Bölgede mahalli idarelerin kalkınma ve hizmet verme konusundaki etkinlik ve imkanları artırılacak,
- Kalkınma amaçlarına uygun olarak faaliyet gösteren özel sektör kuruluşları, meslek kuruluşları ve Sivil Toplum Kuruluşları'nın gelişimi desteklenecek, bölgenin sosyal ve kurumsal sermayesi güçlendirilecek,
- GAP Eylem Planının başarıyla uygulanabilmesi için gerekli olan izleme-değerlendirme ve koordinasyon görevinin yürütülebilmesi amacıyla GAP Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatı'nın kurumsal kapasitesi güçlendirilecektir.
GAP Eylem Planı'nın uygulanmasında koordinasyondan sorumlu kuruluş GAP Bölge Kalkınma İdaresi'dir.
GAP İdaresi, kurumların eylemleri için hazırladıkları iş planları çerçevesinde sürekli uygulama-izleme-değerlendirme sistemi oluşturacaktır.
GAP İdaresi, her üç (3) ayda bir izleme raporu hazırlayarak GAP Yüksek Kurulu'na sunacaktır. GAP Yüksek Kurulu, GAP Eylem Planı ile ilgili gelişmeler hususunda Bakanlar Kurulu ve basını bilgilendirecektir.
Şuraya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum:
GAP Eylem Planı'nda yer alan faaliyet ve projelerin tamamlanması sonucunda;
1. 649 kilometre sulama ana kanalının inşaatının bitirilmesi,
1 milyon 60 bin hektar alanın sulu tarıma açılması,
2 bin 209 kilometre devlet ve il yolu, 2,8 kilometre'yi
bulan çok sayıda karayolu köprüsünün tamamlanması,
Okulöncesi eğitimde yüzde 50, ilköğretimde yüzde 100, Ortaöğretim yüzde 90 okullaşma hedefine ulaşılması,
Sağlıkta 3 bin 580 ek yatak kapasitesi oluşturulması,
Nitelikli işgücü yetiştirme programlarının yaygınlaştırılmasıyla, 35 bin kişiye yönelik mesleki beceri kazandırma eğitimi verilmesi,
Kendi işini kurmak isteyenlere yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle 6 bin 200 kişiye ulaşılması hedeflenmiştir.
GAP Eylem Planı kapsamında yer alan eylemleri yürüterek hedeflere ulaşabilmek için 2008-2012 döneminde toplam 26,7 milyar YTL 'lik kaynağa ihtiyaç bulunmaktadır.
Söz konusu kaynağın , 7,3 milyar YTL 'lik kısmı, Eylem Planı olmaksızın, daha önceden planlanan ve çoğu uygulaması başlatılan çalışmaların olağan ödenek ihtiyacından oluşuyor.
Bu dönemde Eylem Planının ortaya çıkardığı ek finansman ihtiyacı 19,4 milyar YTL olup, bu tutarın 4,9 milyar YTL'lik kısmının merkezi bütçe dışında, 14,5 milyar YTL'lik kısmının ise, 1 milyar YTL'si 2008 yılında olmak üzere merkezi bütçe kapsamında finanse edilmesi öngörülmektedir.
Söz konusu ek finansman, yapılacak yasal düzenleme çerçevesinde özelleştirme gelirleri ile işsizlik sigortası fonunun nema gelirlerinden karşılanacaktır.
Şunu da bu vesile ile tekrar hatırlatmak isterim ki bölgesel gelişmenin sağlanması amacıyla başlatılan açılımlarımız sadece GAP Bölgesi ile sınırlı kalmayacaktır.
Yapılan kanuni düzenlemelerde de belirtildiği gibi, özelleştirme gelirlerinden ve işsizlik fonu nemalarından elde edilecek olan ilave finansman, 2009-2012 döneminde, ihtiyaç görülen diğer yörelerimizde de kullanılacaktır.
Böylece, hükümetimiz tarafından bölgesel kalkınma için şimdiye kadar görülmemiş ölçüde büyük ve özel bir kaynak temin edilmiş olacaktır.
Hükümetimiz GAP Bölgesindeki projelerin yanı sıra, 2008 yılında diğer bölgelerdeki Eğitim, Sulama, İçmesuyu, Enerji, Sağlık yatırımları gibi öncelikli projelere de 1,3 Milyar YTL ilave kaynak aktaracaktır.
Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında Erzurum Kuzgun-Daphan, Malatya Çat, Iğdır sulama projelerini destekliyoruz.
Çine Projesi gibi, Gelibolu Gökbüet projesi gibi projelere de ek finansman sağlıyoruz.
Yine içmesuyu noktasında Büyük İstanbul İçme Suyu Projesi 2'inci Merhale (Büyük Melen), İzmir İçme Suyu, Trabzon içmesuyu projelerine de ek finansman sağlanacak.
Türkiye'nin tarihi nitelikteki ulaştırma projesi olan MARMARAY projemize yine bu kapsamda buradan kaynak aktarıyoruz.
Artvin, Gümüşhane, Çorum ve Muş'taki baraj inşaatları desteklenecek.
Yine DAP kapsamında Doğu Karadeniz Harşit 1'inci merhale projelerine kaynak aktarıyoruz.
GAP benzeri büyük bir projemiz de Konya Ovası Projesi.
GAP'la birlikte, Göksu ırmağından Konya'ya su getiren Mavi Tünel projesini öncelikli proje olarak bitirmeyi amaçlıyoruz.
Konya Ovası'nın etrafındaki diğer projeleri de hızlandırıyoruz.
Değerli katılımcılar,
Değerli vatandaşarım,
Hazırladığı bu Eylem Planı ile,
Bölgelerimizin refah ve gelir düzeyini yükseltmeyi, yeni iş imkânları sağlamayı ve sosyal yaşamı iyileştirmeyi,
Sulamanın ve ürün çeşitliliğinin artırılmasını, öncelikle tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi ile ekonominin yeniden inşa edilmesini,
Türkiye'yi dev bir şantiye haline getirmeyi,
Yatırımcılar için Türkiye'nin her Bölgesini öncelikli yatırım alanı haline getirmeyi hedefliyoruz.
Ayrıca aynı zamanda Teşvik politikalarını bölgesel potansiyeller dikkate alınarak yeniden şekillendiriyoruz.
Bu konudaki çalışmalar bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla tamamlanmak üzere.
İlgili sivil toplum kuruluşlarının da görüşlerinin alınmasını müteakiben gerekli düzenlemeler kısa bir süre içerisinde hayata geçireceğiz.
Yine burada önemli bir noktayı da dikkatlerinize sunmak isterim:
Bugün dünyada, Türkiye gibi yükselen piyasa ekonomilerinde 3 sektör ülkenin kalkınması, şoklara dayanıklı hale gelebilmesi, güçlü bir ekonomik yapıya sahip olabilmesi için hayati önem arzetmektedir.
Bu üç sektör, tarım-gıda, enerji ve sermaye-finans 'tır.
Güneydoğu Anadolu Projesi, ilk iki sektörün, yani tarım-gıda ile bölgenin yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında çok büyük atılım sağlayacaktır.
Sermaye-Finans sektörü noktasında da İstanbul'u bir uluslar arası finans merkezi haline getirme çabalarımız kararlılıkla sürüyor.
Bu eylem planı kapsamında İstanbul'da kurulacak bir Kalkınma Ajansı da yine İstanbul'un ekonomi-finans merkezi olma özelliğini destekleyecektir.
Kısacası bu eylem planının etkisi Güney Doğu Anadolu Bölgemizle sınırlı kalmayacak, tüm Türkiye'de olumlu yönde hissedilecektir.
GAP bir Türkiye projesidir.
GAP'ın tamamlanması yönündeki bu hedeflerimizin tüm kesimlerden destek bulacağına inanıyoruz.
Güneydoğu Anadolu Projesi'ni kalkınma tarihimiz içinde gururla anacağımızdan ve diğer ülkelerin de bu uygulamayı örnek alacağından eminim.
GAP'ın temellerinin atıldığı o ilk günlerden bugüne, kat edilen tüm aşamalarda çalışan mimarından, mühendisine, işçisinden uzmanına emeği geçen herkese bu vesileyle bir kez daha ülkem adına teşekkürlerimi sunuyorum.
Yine bu eylem planının hazırlanmasında emeği geçen tüm arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum.
Ülkemizin göz bebeği ve yüz akı olacak GAP'ın bir an önce bitirilmesi dileğiyle GAP Eylem Planı'nın ülkemiz ve bölgemiz için hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.
|